I. Giriş
Son yıllarda FinTech alanında gözlemlenen hızlı ilerlemeler hem yatırımcılar hem de fon arayan girişimciler için geleneksel finansal piyasalara erişimi hızlandıran ve kolaylaştıran çeşitli alternatifler sunmaktadır. Bu alternatiflerin en iyi örneklerinden biri, İngilizce’de “crowdfunding” olarak adlandırılan ve Türkçe’ye Kitle Fonlaması olarak çevrilen yenilikçi finansman yöntemidir. Kitle fonlaması, esasen proje fikirlerinin zamandan ve mekândan bağımsız olarak çok sayıda yatırımcı tarafından finanse edilmesini sağlamaktadır.
Kitle fonlaması, internet üzerinden yapılan ve birçok kişinin mikro miktarlarda parasal katkı yapmasıyla oluşan bir finansman yöntemidir. Bu yöntem, girişimcilere veya projelerin sahiplerine hızlı ve doğrudan bir finansman kaynağı sunar ve aynı zamanda katılımcıların projelere dahil olma ve inovasyona katkıda bulunması fırsatı verir. Kitle fonlaması, diğer kitle temelli kavramlardan farklı olup, kalabalığın gücünden/bilgeliğinden yararlanmanın ötesinde genellikle bir destekçi topluluğunun parasal katkılarını gerektirir.
Kitle fonlamasının ortaya çıkışındaki temel etkenlerden biri, bilhassa 2008 küresel finansal krizi sonrasında geleneksel finansman kaynaklarına erişmekte dezavantajlı konumda olan kişi ve girişimcilerin (start-up’lar, küçük ve orta ölçekli işletmeler (KOBİ’ler), kadınlar ve göçmenler gibi) yaşadığı sıkıntılara çözüm arayışıdır. Kitle fonlaması, bu dezavantajlı grupların aracılar olmaksızın, genellikle hiç tanımadıkları kişilerden görece masrafsız ve kolay yoldan finansman sağlamasına olanak tanır.
Bu akademik inceleme, kitle fonlamasının temel modellerini sınıflandırmayı, küresel alternatif finans piyasasında önemli bir yer tutan Borçlanmaya Dayalı Kitle Fonlaması modelinin işleyişini ve avantajlarını analiz etmeyi amaçlamaktadır. Ayrıca, Türkiye’deki Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) düzenlemeleri kapsamında kitle fonlaması platformlarının hukuki sorumluluğunu, özellikle Bilgi Formu üzerinden doğan yükümlülüklerini ve yatırımcıların bu yeni finansal ekosistemde karşılaştığı başlıca riskleri ve bu risklere karşı geliştirilebilecek yönetim stratejilerini derinlemesine ele alacaktır.
II. Terminoloji
Girişimci: Belirli bir amaç için bir kitle fonlaması platformunda bağış toplama kampanyasını başlatan kişi, ekip veya kuruluştur. Girişimci, sahip olduğu yenilikçi iş fikrini gerçekleştirebilmek için internet platformları üzerinden kitlelere açık çağrıda bulunur (İzmirli Ata, 2018). Kitle fonlaması, girişimciler için finansman sağlamak için popüler bir yöntemdir. Girişimciler, projelerini başlatmak ve hayata geçirmek için toplumdan destek alarak, yaratıcılıklarını serbest bırakabilirler.
Fon sağlayıcı: Girişimcinin projesine finansal olarak destek sağlamayı taahhüt eden kişidir. Fon sağlayıcılar, maddi olmayan bir getiri, bir ürün, yatırımlarından bir getiri veya hisse payı gibi karşılıklar bekleyebilirler. Kitle fonlaması platformları, genellikle projeleri destekleyen herhangi bir kişi veya kuruluşun fon sağlayıcı olmasına izin verir. Bunlar bireyler, aile ve arkadaşlar, işletmeler, yatırımcılar, vakıflar veya diğer kuruluşlar olabilir. Fon sağlayıcılar, kampanyalara destek vererek, yenilikçi fikirleri destekleyerek ve projelerin başarısına katkıda bulunarak bir fark yaratabilirler.
Kitle fonlaması platformu: Bir kampanya fikrini ve ayrıntılı bir proje açıklamasını, resimler, ses ve video, taahhüt seçenekleri, projenin süresi, girişimciler hakkında detaylı bilgi vb. gibi ilişkili bilgileri yayınlamak/sunmak için portal olarak kullanılan internet tabanlı platformdur. Kitle fonlaması platformları, son yıllarda yeni bir alternatif finansal aracılık modelini temsil eden başarılı bir yöntem olarak ortaya çıkmıştır. Finansal Teknoloji (FinTech), müşterilerin ve işletmelerin finansal operasyonlarını geleneksel finansal hizmetlerle ilgili katı düzenlemeler olmadan dijital bir ortamda geliştirmelerine olanak tanıyan bir finansal teknoloji entegrasyonu olarak tanımlanır (Alhammad vd., 2021).
Bu kavram finansal hizmetleri sayısallaştırarak klasik finansal hizmetlerle ilişkilendirilen fiziksel etkileşim gerekliliğini ortadan kaldırmaktadır. FinTech uygulaması, hisse senedi ticareti, P2P borç verme, kripto para birimleri, ödeme transferleri ve kitle fonlaması gibi farklı biçimlerde finansal hizmetleri son kullanıcılara verimli ve etkili bir şekilde yönlendirme gücüne sahiptir.
Denkler arası borç verme (P2P (peer-to-peer) lending): Bu model, insanların birbirlerine doğrudan borç vermelerini ve bu borçlarını geri almalarını sağlar. Geleneksel bankalar aracısız hale getirilir ve borç verenler ve borç alanlar arasındaki doğrudan bağlantı kurulur. Bu sistem, ile borç alanlar daha düşük faiz oranları ile finansmana erişim sağlar. Denkler arası borç verme platformları, yatırımcılar ve borç alanları birbirine bağlamak için kullanılır ve genellikle sosyal medya veya internet üzerinden işlem yapılır.
Kampanya: Belirli bir zaman diliminde bir projeyi veya fikri finansal olarak desteklemek için yapılan çağrıdır. Kitle fonlaması platformları, girişimcilerin projelerini tanıtmalarına ve insanların bunları desteklemelerine olanak tanır. Kampanya, bir girişimcinin iş fikrini tanımlaması, hedef kitlesi ve onu gerçekleştirmek için ihtiyaç duyduğu kaynakların miktarı gibi bilgileri içerir. Kampanyalar genellikle birkaç hafta veya ay sürebilir ve kampanya süresi boyunca, girişimciler kampanyalarını tanıtmak için farklı stratejiler kullanabilirler. Kampanya ayrıca girişimcinin potansiyel destekçileriyle etkileşim kurmasına ve soruları yanıtlamasına olanak tanır.
Yatırım eşiği: Yatırım eşiği (ya da hedefi), bir kitle fonlaması kampanyasının belirli bir miktar fon toplaması gerektiği minimum tutarı ifade eder. Belirlenen yatırım eşiğine ulaşılırsa, girişimci taahhüt edilen fonlara erişebilir. Keep-it-All (KIA) modelinde, kampanya hedefi karşılanamasa bile, girişimciye toplanan fonların bir kısmı verilirken, All or Nothing (AON) modelinde, hedef miktar karşılanmazsa hiçbir fon girişimciye verilmez ve tüm fonlar geri ödenir (Ergen vd., 2013).
Nitelikli Yatırımcı: Özellikle borç ve öz sermaye temelli kitle fonlama şekillerinde her fon sağlayıcı dilediği kadar yatırım yapamamaktadır. Belirlenmiş limitler söz konusudur. Daha yüksek tutarlarda yatırım yapmak için nitelikli yatırımcı olmak gerekmektedir. 13 Aralık 2013 tarihli Resmî Gazete ’deki Yatırım Kuruluşlarının Kuruluş ve Faaliyet Esasları Hakkında Tebliğ’in 32. maddesinde yer alan ifadeye göre yazılı olarak talep edilmesi halinde aşağıdaki niteliklerin en az iki tanesini sağlayan kişiler nitelikli yatırımcı olarak kabul edilir (Kitle fonlaması tebliği, 2021):
- İşlem yapılacak olan piyasada son bir yıl içinde üç aylık dönemde en az 500.000 TL hacminde ve en az on adet işlem gerçekleştirilmiş olması,
- Nakit mevduatları ve sermaye piyasası araçlarını da hesaba katarak toplam 1.000.000 TL finansal varlığının bulunması,
- Finans alanında üst düzey yönetici pozisyonlarından birinde en az iki yıl göre yapması veya sermaye piyasası alanında en az beş yıl ihtisas personeli olarak çalışmış olması veya Sermaye Piyasası Faaliyetleri İleri Düzey Lisansı veya Türev Araçlar Lisansına sahip olması.
III. Kitle Fonlaması Modelleri ve İşleyişi
Kitle fonlaması temel olarak “yatırım” ve “yardım” amaçlı olmak üzere iki ana sınıfta incelenir. Yardım (finansal getiri beklentisiz) amaçlı modeller, kendi içinde ödül bazlı ve bağış bazlı olarak ikiye ayrılır. Bağış bazlı fonlamada fonlayan taraf finansal bir fayda elde etmezken, ödül bazlı fonlamada sembolik hediyeler veya ürün prototipleri alınabilmektedir. Bu modeller, bir yatırım veya yatırımcı barındırmadığı için finansal piyasa düzenlemelerinin kapsamına girmemektedir.
Yatırım (finansal getiri beklentili) bazlı kitle fonlaması ise paya dayalı (hisse bazlı) ve borçlanmaya dayalı (kredi temelli) kitle fonlaması olarak ikiye ayrılmaktadır.
- Paya Dayalı Kitle Fonlaması: Fonlayan (yatırımcı), fonlamanın karşılığı olarak girişimcinin kurduğu veya kurmayı planladığı işletmenin paylarını (hisse senedi) elde eder ve bu sayede girişime ortak olur.
- Borçlanmaya Dayalı Kitle Fonlaması: Fonlama karşılığında daha önceden belirlenmiş olan bir faiz getirisi elde edilmektedir. Bu, internet üzerinden kullanıcıların birbirlerine borç para verdikleri yeni bir finansman modelidir. Platformlar, fona ihtiyaç duyan kişiler ile yatırım geliri elde etmeyi planlayan kişileri bir araya getiren sanal pazarlar olarak işlev görmektedir.
Kitle fonlaması sürecinin işleyişinde, girişimci platforma başvurur ve projesine ilişkin gerekli bilgi ve belgeleri sunar. Proje kabul edildiğinde, hedeflenen fon tutarı ve kampanya süresi belirlenerek platformda yayınlanır. Yatırımcılar sunulan bilgileri (kredi notu, faiz getirisi vb.) inceleyerek fon transferi sağlar. Kampanya süresi boyunca hedeflenen fona ulaşılmazsa, toplanan fonlar kesinti yapılmaksızın yatırımcılara iade edilir. Eğer hedefe ulaşılırsa, platform belirli bir aracılık komisyonu kestikten sonra fonları girişimciye aktarır.
IV. Borçlanmaya Dayalı Kitle Fonlaması: Küresel Analiz ve Türkiye Perspektifi
Borçlanmaya dayalı kitle fonlaması, küresel alternatif finans sektörü içerisinde %76’lık büyük bir orana sahipken, paya dayalı fonlama %21’lik bir oranda kalmaktadır. Bu alanda işlem hacmi olarak Çin, İngiltere ve ABD başı çekmektedir. Bu modelin popülerliği, klasik bankacılığa göre daha az masraflı bir sistem olmasından ve fona ihtiyaç duyan borçlunun taleplerini daha geniş bir yatırımcı kitlesine ulaştırmasından kaynaklanmaktadır. Borçlanmaya dayalı kitle fonlaması, bankaların masrafları nedeniyle yatırım yapmayı tercih etmedikleri KOBİ’lere ve gerçek kişilere finansal hizmet sağlayarak rekabeti artırmakta ve ekonominin gelişimine katkıda bulunmaktadır.
Borçlanmaya dayalı kitle fonlamasının kullanım amacına dayanan üç ana tipi bulunmaktadır: Tüketici, Ticari ve Gayrimenkul tipi kitle fonlaması. Ticari kitle fonlamasında, işletmeler ve girişimciler fon talebinde bulunurken; tüketici tipi borçlanmada ise bireyler tüketim amaçlı fonlama talep etmektedir.
Türkiye’deki Yasal Gelişmeler ve Mevzuat Sorunları
Türkiye’de kitle fonlamasına ilişkin yasal altyapı, ilk olarak 2017 yılında 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nda (SPKn) yapılan değişiklikle oluşturulmuş ve Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) yetkili kılınmıştır. SPK, başlangıçta 2019 yılında Paya Dayalı Kitle Fonlaması Tebliği’ni yürürlüğe koymuş olsa da borçlanmaya dayalı kitle fonlaması bu tebliğle düzenlenmemiştir.
Nihayet, 27 Ekim 2021 tarihinde yayımlanan Kitle Fonlaması Tebliği ile hem paya dayalı hem de borçlanmaya dayalı kitle fonlamasına ilişkin yasal zemin oluşturulmuştur. Tebliğ, borçlanmaya dayalı kitle fonlamasında nitelikli yatırımcı olmayan gerçek kişiler için yıllık azami 50.000 TL (veya yıllık net gelirin %10’u, maksimum 200.000 TL’yi aşmamak kaydıyla) ve proje bazında azami 20.000 TL yatırım sınırı getirmiştir. Borçlanma aracının vadesi ise 3 yıldan fazla olamaz.
Ancak dünyada en yaygın modellerden biri olmasına rağmen, kaynaklarda Türkiye’de henüz borçlanmaya dayalı kitle fonlaması uygulamalarına rastlanmadığı belirtilmektedir. Bu durumun altında yatan temel eksikliklerden biri, borcun vergi kalkanı (kaldıraç) etkisinden yararlanacak vergi düzenlemesinin bulunmamasıdır. Bu tür düzenlemeler ve teşvikler, borçlanmaya dayalı kitle fonlamasını girişimciler için daha cazip hale getirme potansiyeli taşımaktadır.
V. Hukuki Çerçeve ve Platformların Eşik Bekçiliği Rolü
Kitle fonlaması platformları (Platformlar), paya ve/veya borçlanmaya dayalı kitle fonlamasına aracılık eden ve elektronik ortamda hizmet veren kuruluşlardır. SPK mevzuatı uyarınca Platformlar, birer sermaye piyasası kurumu olarak kabul edilmektedir. Platformların kurulabilmesi ve faaliyet gösterebilmesi için SPK’dan izin almaları zorunludur.
Platformların yükümlülükleri, fon talep edenler ile fon arz edenler arasındaki bilgi asimetrisinin çok yüksek olduğu bir süreçte, yatırımcıların hukuki menfaatlerinin korunması açısından büyük önem taşımaktadır. Bu anlamda Platformlar, birer “eşik bekçisi” (gatekeeper) rolü üstlenmektedir.
Bilgi Formundan Sorumluluk
Kitle fonlaması sürecinde, yatırımcıların yatırım kararını doğrudan ve hatta münhasıran etkileyen temel belge Kitle Fonlaması Bilgi Formu’dur. Bilgi Formu, projenin veya girişim şirketinin ihtiyaç duyduğu fonun toplanabilmesi amacıyla kampanya sayfasında ilan edilen, Kurulca standartları belirlenen formu ifade eder.
SPK’da 7222 sayılı Kanun ile eklenen bir hükümle, Bilgi Formunu imzalayan gerçek ve tüzel kişilerin, formdaki yanlış, yanıltıcı veya eksik bilgilerden kaynaklanan zararlardan müteselsilen sorumlu olduğu düzenlenmiştir. Ancak Platformların bu sorumluluğu, izahname sorumluluğu hükümlerine kıyaslanmak yerine, genellikle kusur sorumluluğu temelinde değerlendirilmektedir. Platformların Bilgi Formu’nu onaylama süreci, Bilgi Formunda yer alan bilgilerin tutarlı, anlaşılabilir ve standartlara göre eksiksiz olduğunun tespitiyle sınırlı bir şekil denetimi niteliğindedir.
Öğretide, Platformların, Bilgi Formu değerlendirmesini usulüne uygun yaptığını ispatlayarak sorumluluktan kurtulabileceği; zira kanun koyucunun Platformlardan, girişimcinin sağladığı bilgilerin doğruluğunu teyit edecek kapsamlı bir yerindelik denetimi beklemediği kabul edilmektedir. Temelde Bilgi Formundan asıl sorumlu olan taraf, bilgiyi düzenleme konusunda en yetkin taraf olan girişim şirketidir.
VI. Yatırımcı Riskleri ve Etkin Risk Yönetimi Stratejileri
Kitle fonlaması ekosistemi, sağladığı avantajlara rağmen, bankacılık ve sermaye piyasalarından kaynaklanan çeşitli önemli riskleri bünyesinde barındırmaktadır. Yatırımcılar, bu riskleri minimize etmek için bilinçli ve ölçülü bir yaklaşım sergilemelidir.
Başlıca Risk Türleri:
- Temerrüt Riski (Default Risk): Bu finansman yöntemi, geleneksel yöntemlerle fon sağlayamayan kişilere imkân tanıdığından, yüksek getiri vaadi karşılığı riski de fazladır. Çeşitli ülkelerde temerrüt oranlarının %30-50 arasında olduğu görülmektedir. Borçlanmaya dayalı kitle fonlamasında haklar genellikle teminat veya garanti olmaması nedeniyle icra iflas hükümleri kapsamında korunur.
- Likidite Riski (Liquidity Risk): Yatırım yapılan tutar belirli bir vadeye bağlı olduğu için, yatırımcı tutarı istediği zaman geri alamayabilir. Bu riski bertaraf etmek amacıyla, bazı platformlar borcu vadesi gelmeden devrederek likidite sağlayan ikincil pazarlar (secondary markets) oluşturmaktadır.
- Yatırımcının Deneyim Riski: Bireysel (nitelikli olmayan) yatırımcılar, kendi varlığına uygun projeyi tercih edememe veya varlığının büyük bir kısmıyla tek bir projeye yatırım yapma riski taşır. Bu risk, düzenleyiciler tarafından bireysel yatırım miktarlarının sınırlandırılmasıyla minimize edilmeye çalışılır.
- Değerlemelerin Yüksekliği ve Seyrelme Riski (Dilution): Girişimler, kampanya turlarına çıkarken şirket değerlemesini olduğundan fazla belirleyebilirler, bu da yatırımcının yüksek bedelle ortak olmasına yol açar. Ayrıca, bir girişimin ek fon ihtiyacı doğduğunda yeni yatırım turları düzenlenmesi, mevcut yatırımcıların hisselerinde orantısız seyrelmeye neden olabilir.
- Dolandırıcılık ve Yanlış Bilgilendirme Riski: İnternet üzerinden işleyen yapı nedeniyle dolandırıcılık riski mevcuttur (kimlik hırsızlığı, para aklama vb.). Yatırımcının kararı, fon talep edenin platform üzerinden verdiği bilgilere dayandığı için yanlış bilgilendirme riski de önemlidir.
Risk Yönetimi Önerileri (Yatırımcı Perspektifi)
Yatırımcılar, risklerini yönetmek için aşağıdaki stratejileri uygulamalıdır:
- Detaylı İnceleme (Due Diligence): Yatırımcılar, sunulan Bilgi Formlarını/İzahnameleri detaylıca okumalı, eksik veya yüzeysel bilgilere karşı dikkatli olmalı ve bağımsız kaynaklardan araştırma yapmalıdır.
- Portföy Çeşitlendirmesi: Tüm sermayeyi tek bir girişime veya kitle fonlama modeline bağlamak yerine, farklı sektör ve türlere dağıtmak önerilir.
- FOMO Etkisinden Kaçınma: Sosyal medyada abartılı “kaçırılmayacak fırsat” çağrılarından veya “en iyi senaryo” sunumlarından etkilenilmemeli; eleştirel akıl yürütme ve yeterli düşünme süresi kullanılmalıdır.
- Hukuki Hakları Güvence Altına Alma: Yatırımcılar, ek turlarda yatırım yapma haklarını (rüçhan hakkı), yöneticilere verilen huzur haklarının sınırlandırılmasını ve tasfiye süreçlerinin adil olmasını garanti altına alan maddelerin izahnamelere veya ortaklık sözleşmelerine eklenmesini talep edebilir.
VII. Sonuç
Kitle fonlaması, modern finansal ekosistemin önemli bir parçası olarak, geleneksel bankacılık ve sermaye piyasası araçlarına erişimi zor olan KOBİ’ler ve start-up’lar gibi girişimcilere alternatif, kolay elde edilebilir ve verimli bir finansman yolu sunmaktadır. Avrupa Merkez Bankası da bu yöntemi ümit vadeden bir alternatif finansman metodu olarak kabul etmektedir. Kitle fonlaması faaliyetlerinin finansal piyasalara katılımı artırması, ülke ekonomisinin gelişimine, büyümeye ve istihdama katkı sağlaması beklenmektedir.
Türkiye’de kitle fonlamasına yönelik yasal zemin (SPK tarafından Pay ve Borçlanmaya Dayalı Kitle Fonlaması Tebliği) oluşturulmuş olsa da özellikle borçlanmaya dayalı kitle fonlamasının yaygınlaşması önündeki en büyük engellerden biri, borcun vergi kalkanı etkisinden yararlanılmasını sağlayacak düzenlemelerin eksikliğidir. Bu modelin cazip hale gelmesi ve beklenen kaldıraç etkisinin sağlanabilmesi için gerekli vergi teşvikleri ve düzenlemelerine ihtiyaç duyulmaktadır. Ayrıca, platformların ve girişimcilerin, yatırımcılarla kurdukları ilişkide şeffaflık, düzenli iletişim ve Bilgi Formu aracılığıyla doğru bilgilendirme yükümlülüklerini (eşik bekçiliği rolü) tam olarak yerine getirmesi, sistemin güvenilirliğini artırmak ve yatırımcı zararlarını minimize etmek açısından kritik öneme sahiptir.
Gelecek projeksiyonunda, SPK’nın düzenleme ve denetleme yetkisi ile 11. Kalkınma Planı ve Orta Vadeli Program hedefleri doğrultusunda, kitle fonlamasının Türkiye’de yaygınlaşarak girişimcilik ekosistemini ve ekonomik büyümeyi destekleyen hayati bir finansman yöntemi haline gelmesi beklenmektedir. Bu hedefe ulaşmak için, mevzuatın uygulama alanlarının geliştirilmesi ve yatırımcılar ile girişimcilerin bu yeni finansal modele dair farkındalığının artırılması elzemdir. Yatırımcıların ise yüksek getiri potansiyelinin yanı sıra, yatırım risklerini (likidite, temerrüt, değerleme) anlamaları ve bilinçli, ölçülü yatırım kararları almaları gerekmektedir.
Kaynakça
Aksu, Ertan. Kitle Fonlama Yatırımlarında Kişisel Tecrübe Paylaşımı. Kitle Fonlama Sistemi Pusulası (Web İçeriği).
Gago, Umurcan ve Zeytinler, Elif Gökler. Borçlanmaya Dayalı Kitle Fonlaması. GSG Hukuk (Makale).
Pehlivanoğlu, Dr. Murat Can. Kitle Fonlaması Platformunun Bilgi Formundan Sorumluluğu. İzmir Barosu Dergisi, Mayıs 2020.
Sermaye Piyasası Kurulu (SPK). Kitle Fonlaması Tebliği (III – 35/A.2). (Resmi Mevzuat).
Uygun, Özgül. Kitlesel Fonlama ve Türkiye’deki Kitlesel Fonlama Platformları Üzerine Betimsel Bir Çalışma (Yüksek Lisans Tezi). Dokuz Eylül Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü (2023).
Vergili, Gizem. (Başlıksız Makale, Konu: Crowdfunding). Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, 2022, Cilt 4, Sayı 2, ss. 106-121.
Kaynakçalarda Atıf Yapılan Diğer Akademik Çalışmalardan Seçmeler
Atsan, N. & Erdoğan, E.O. Girişimciler İçin Alternatif Bir Finansman Yöntemi: Kitlesel Fonlama (Crowdfunding). Eskişehir Osmangazi Üniversitesi İİBF Dergisi (2015).
Memiş, Tekin ve Turan, Gökçen. Sermaye Piyasası Hukuku. Ankara (2019).
Pulaşlı, Hasan. Şirketler Hukuku Genel Esaslar (6. Baskı). Ankara (2020).
Alhammad, M. M., AlOthman, R., & Tan, C. (2021). Review of crowdfunding regulations across countries: A systematic review study. Journal of Information Systems Engineering and Management, 6(4), em0145. https://doi.org/10.21601/jisem/11395
Ergen, M., Lau, J., & Bilginoğlu, K. (2013). Dağıtık girişimci sermayesi: Kitle fonlaması. 3. Sanayi Şurası, 1–14
Hossain, M., & Oparaocha, G. O. (2017). Crowdfunding: Motives, definitions, typology and ethical challenges. Entrepreneurship Research Journal, 7(2). https://doi.org/10.1515/erj-2015-0045
İzmirli Ata, F. (2018). Yeni nesil finansman yöntemi olarak kitle fonlama: Türkiye potansiyeli. Manisa Celal Bayar Üniversitesi Sosyal https://doi.org/10.18026/cbayarsos.439447