Site simgesi Finans ve Bankacılık

BRICS’İN GENİŞLEYEN UFUKLARI: KÜRESEL GÜNEYİN YÜKSELİŞİ VE YENİ DÜNYA DÜZENİ

küresel güney

Giriş

2025 yılı temmuz ayında Brezilya’nın Rio de Janeiro kentinde gerçekleşen 17. BRICS Zirvesi (veya BRICS+ Zirvesi), küresel sahnedeki güç dengelerinin hızla değiştiği bir dönüm noktasına işaret etmektedir. “Daha Kapsayıcı ve Sürdürülebilir Yönetim İçin Küresel Güney İşbirliğini Güçlendirmek” temasıyla düzenlenen bu zirve, yalnızca BRICS bloğunun kurumsal evrimini değil, aynı zamanda çok kutuplu bir uluslararası düzenin inşası yönündeki kararlılığını da gözler önüne sermiştir. Zirve, Endonezya’nın tam üye olarak ilk kez katılımı ve Suudi Arabistan’ın resmi statüsü üzerine devam eden tartışmalar gibi önemli gündem maddeleriyle dikkat çekmiştir.

BRIC oluşumu, 2009 yılında Brezilya, Rusya, Hindistan ve Çin’in bir araya gelmesiyle başlamış ve 2010’da Güney Afrika’nın katılımıyla BRICS adını almıştır. 2020’li yıllarda Küresel Güney’in uluslararası sistemde daha fazla temsil edilme taleplerinin artmasıyla birlikte, BRICS’in genişleme dinamikleri de ivme kazanmıştır. 2024 Johannesburg Zirvesi’nde altı yeni ülkeye (Birleşik Arap Emirlikleri, Endonezya, Etiyopya, İran İslam Cumhuriyeti, Mısır ve Suudi Arabistan) üyelik daveti yapılmış ve bu ülkelerden bazıları 2025 itibarıyla üyelik süreçlerini tamamlamıştır; bu da BRICS’in artık BRICS+ olarak anılmasına yol açmıştır.

Rio’daki 17. Zirve, bu bağlamda BRICS’in genişleme stratejilerini, kurumsal yapısındaki dönüşümü ve jeopolitik etkisini sınayan kritik bir eşik niteliğindedir. Bu makale, Rio Zirvesi’nin sonuçlarını ve BRICS’in küresel yönetişim, finansal bağımsızlık, iklim adaleti ve dijitalleşme gibi alanlarda aldığı kararları inceleyerek, grubun içsel dinamiklerini ve küresel düzendeki artan rolünü analiz etmeyi amaçlamaktadır.

BRICS’in Kurumsal Evrimi ve Genişleme Dinamikleri: Çok Kutupluluğun İnşası

BRICS, başlangıcında finansal istikrar ve kalkınma odaklı bir platform olarak tasarlanmış olsa da zamanla önemli bir jeopolitik ağırlık merkezi haline gelmiştir. 2025 yılı itibarıyla, BRICS+’ın temel hedefleri aşağıdaki başlıklar altında yeniden tanımlanmıştır:

Bu genişleme stratejileri, özellikle Çin ve Rusya’nın ABD merkezli mevcut düzene alternatif bir yapılanma oluşturma çabalarıyla örtüşmektedir. Ancak BRICS+ içinde farklı ekonomik modeller, siyasal sistemler ve dış politika öncelikleri bulunması, stratejik uyumu zorlaştırmaktadır.

Genişleme sürecinde, 2024 yılında Mısır, Etiyopya, İran ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin katılımıyla üye sayısı dokuza çıkmış, 2025’te Endonezya’nın da dahil olmasıyla on üyeye ulaşmıştır. Bunun yanı sıra, Belarus, Bolivya, Kazakistan, Küba, Nijerya, Malezya, Tayland, Vietnam, Uganda ve Özbekistan gibi on ülke de “BRICS ortak ülkeleri” olarak işbirliği ağına dahil edilmiştir. Bu hamleler, BRICS’in Asya, Afrika ve Latin Amerika’yı kapsayan gerçek bir Küresel Güney ittifakına dönüşme yönünde önemli bir adım olarak değerlendirilmektedir. Brezilya Devlet Başkanı Luiz Inácio Lula da Silva, Rio Zirvesi’nde “küresel sistemin eski liderleri geri çekilirken Küresel Güney’in en güçlü siyasi ittifakı dünya meselelerine birlikte çözüm üretmek için bir araya geliyor” sözleriyle bu durumu özetlemiştir.

Genişleyen BRICS, günümüzde dünya nüfusunun yaklaşık %40’ını ve küresel ekonominin %40’ını temsil etmektedir. Satın alma gücü paritesine (PPP) göre küresel Gayri Safi Yurtiçi Hasıla’nın (GSYH) %35’inden fazlasını üreten BRICS ülkeleri, dünya petrol üretiminin de %30’unu sağlamaktadır. Bu veriler, BRICS’in kâğıt üzerinde önemli bir jeoekonomik güç haline geldiğini açıkça göstermektedir. Boston Consulting Group (BCG) tarafından hazırlanan bir rapora göre, Batı liderliğindeki düzen zayıflarken, Küresel Güney ülkeleri çok kutuplu dünyada kendi ekonomik ve diplomatik yollarını çizerek yükselişe geçmektedir.

Bu ülkeler, genç nüfusları, büyüyen iç pazarları ve zengin doğal kaynaklarıyla gelecekteki ekonomik büyümenin ana motorları olarak görülmektedir. 2029 yılına gelindiğinde, Hindistan’ın dünyanın en büyük 3., Brezilya’nın 8., Endonezya’nın ise 16. ekonomisi olması öngörülmektedir; bu da Küresel Güney’in ekonomik ağırlığının ve küresel güç dengesinin yeniden şekillenmesinin kaçınılmaz olduğunu ortaya koymaktadır.

Endonezya’nın Tam Üyeliği: Güneydoğu Asya’dan Yükselen Bir Güç

Endonezya, 2025 yılında BRICS’e katılan ilk Güneydoğu Asya ülkesi olmasıyla dikkat çekmektedir. G20 üyesi, ASEAN’ın kurucu lideri ve dünyanın en kalabalık Müslüman nüfusuna sahip bir ülke olarak Endonezya’nın BRICS üyeliği, birçok açıdan önem taşımaktadır:

Endonezya Devlet Başkanı Prabowo Subianto’nun zirvede “bağımsız dış politika” vurgusu yapması, ülkenin BRICS+ içinde tarafsız ancak aktif bir pozisyon alma çabasını göstermektedir. Endonezya’nın ABD ile olan güçlü ekonomik ilişkilerini (özellikle buğday ve havacılık sektörlerinde) BRICS üyeliğine rağmen sürdürmesi, yeni üyelerin kurumsal bağımsızlıklarını koruma eğiliminde olduğunu ortaya koymaktadır.

Endonezya’nın BRICS’e katılım süreci birkaç yıl öncesine dayanmaktadır. 2023’teki Johannesburg Zirvesi’nde üyelik teklifi onaylanmasına rağmen, dönemin Devlet Başkanı Joko Widodo, adımın artılarını ve eksilerini değerlendirmek amacıyla üyeliği reddetmişti. Ancak Rusya’nın Kazan kentinde 22-24 Ekim 2024 tarihlerinde düzenlenen 16. BRICS Zirvesi’nden kısa bir süre sonra, yeni Başkan Prabowo Subianto’nun gruba tam üyelik için olumlu bir tutum sergilemesiyle, 6 Ocak 2025’te Brezilya, Endonezya’nın BRICS’e resmen katıldığını duyurmuştur. Endonezya Dışişleri Bakanlığı bu adımı, ülkenin küresel meselelerde artan aktif rolünü ve çok taraflı iş birliğini güçlendirme kararlılığını yansıttığını belirtmiştir.

Çin Dışişleri Bakanlığı da Endonezya’nın tam üyeliğini memnuniyetle karşılamıştır; zira Çin, Endonezya’nın başlıca ikili ticaret ortağıdır (Ocak-Ekim 2024 döneminde yaklaşık 108,9 milyar dolar). Bu üyelik, Endonezya için geleneksel olmayan pazarlara girme fırsatları da sunmaktadır. Endonezya’nın “Endonezya Emas 2045” vizyonuyla GSYH açısından dünyanın en büyük sekizinci ekonomisi olmayı hedeflemesi, BRICS üyeliğini bu hedeflere ulaşmak için stratejik bir adım olarak görmesinin ana nedenlerinden biridir.

Suudi Arabistan: Katılım ve Mesafeli Durma Arasında Stratejik Bir Yaklaşım

Suudi Arabistan, Johannesburg Zirvesi’nde BRICS’e davet edilen ülkeler arasında yer almasına rağmen, 2025 başında kararını ertelemiş ve Rio Zirvesi’ne “gözlemci” sıfatıyla katılmıştır. Bu durum, Suudi Arabistan’ın BRICS’e yönelik stratejisini şekillendiren üç temel dinamiğe dayanmaktadır:

Riyad yönetimi, BRICS’in sunduğu altyapı fonları ve Yeni Kalkınma Bankası (NDB) mekanizmalarından faydalanmayı amaçlarken, resmi üyelikle birlikte gelebilecek siyasal taahhütlerden uzak durmayı tercih etmektedir. Bu, “stratejik esneklik” yaklaşımının bir yansıması olarak görülmektedir.

Rio Zirvesi Kararları ve Temel Belgeler: Küresel Yönetişim İçin Ortak Vizyon

Onyedinci BRICS Zirvesi’nde yayımlanan 126 maddelik ortak bildirge (Rio Deklarasyonu), aşağıdaki temel başlıklar etrafında şekillenmiştir:

Yapısal Zorluklar ve İçsel Çelişkiler: BRICS’in Sınırları

BRICS’in küresel sistemdeki etkisi artarken, içsel sorunları da göz ardı edilemez:

Sonuç

Brezilya Devlet Başkanı Lula da Silva ev sahipliğinde Rio’da gerçekleşen 17. BRICS Zirvesi, küresel düzenin çok kutuplulaştığı bir dönemde hem fırsatlar hem de meydan okumalar sunmaktadır. Endonezya’nın tam üyeliği, BRICS’in kapsayıcılık iddiasını güçlendirirken, Suudi Arabistan gibi stratejik aktörlerin tam üyeliğe temkinli yaklaşımı, bloğun kurumsallaşması önündeki engellere işaret etmektedir.

BRICS’in geleceği, sadece yeni üyeler kazanmakla değil, bu üyelerle nasıl bir ortak vizyon ve yönetişim modeli inşa edileceğiyle şekillenecektir. Küresel Güney’in sesi olma iddiası, ancak içeride demokratik katılım ve eşitlik ilkeleriyle desteklenirse sürdürülebilir hale gelecektir. Bununla birlikte, Batı blokunun güç kaybetme ve Asya ile birlikte Küresel Güney’in dünya ekonomisi ve siyasetinde giderek güçlenme eğilimi kesindir.

Rio de Janeiro Bildirgesi, gelişmekte olan ülkelerin ortak taleplerini 126 maddede bir araya getirerek, çok kutuplu, katılımcı ve adil bir dünya düzeni vizyonunu ortaya koymuştur. Bu vizyon; BM ve Bretton Woods kurumlarında reformdan ticarette ve finansmanda alternatif ağlar geliştirmeye, çatışmaların çözümünde diplomasi ve arabuluculuğu öne çıkarmaktan iklim krizine adil çözümler bulunmasına, teknolojik devrim karşısında iş birliği ve kapsayıcı yönetişim ilkelerinin savunulmasına kadar uzanan geniş bir yelpazeyi kapsamaktadır.

Trump yönetiminin izlediği korumacı, tek taraflı ve çatışmacı politika, Küresel Güney ülkelerini birbirine yakınlaştıran bir katalizör işlevi görmüştür. Ticaret savaşları ve yaptırım tehditleri, bir yandan dünya ekonomisinde belirsizlikleri artırıp eski ittifakları zorlarken, diğer yandan yeni ekonomik ortaklıklar ve finansal mimariler arayışını hızlandırmıştır. Trump’ın bizzat dile getirdiği “BRICS’i ekonomik yolla cezalandırma” tehditleri, bu ülkelerin dolar ve Batı kontrollü sistemlere bağımlılığı azaltma isteğini güçlendirmiştir. Bu anlamda, ABD’nin küresel liderlikte bıraktığı boşluklar ve hatta bizzat yarattığı itici güç, Küresel Güney dayanışmasını stratejik bir gereklilik haline getirmiştir.

Küresel güç geçişi sürecinde, BRICS gibi oluşumlar, “çoklu hat” politikası izleyerek hem Batı ile hem de Çin/Rusya ile çalışabilmekte ve kendi çıkarlarına en uygun bileşimi oluşturmayı hedeflemektedir. BRICS, bu yaklaşımı kurumsal düzeyde mümkün kılan bir çerçeve sunmaktadır: Batı’ya kapıları kapatmadan, fakat kendi bağımsız gündemini de oluşturarak hareket etmek. Nitekim BRICS üyeleri, G20, IMF ve BM gibi platformlarda aktif rol almakta ve bu kurumları tamamen dışlamak yerine, reformla iyileştirmeye çalışmaktadırlar. Bu açıdan BRICS’in başarısı, küresel sistemin barışçıl dönüşümünü hızlandırabilir. Ancak taleplerin yok sayılması, yaptırımlarla baskılanması ve diyalog kopması halinde, iki veya daha fazla bloklu bir çatışma döneminin başlangıcı yaşanabilir.

Rio Zirvesi, üç kıta ve farklı medeniyetlerin bir masa etrafında ortak vizyon beyan edebildiği bir an olarak tarihe geçmiştir. BRICS’in 17 yıllık geçmişinde belki de en somut çıktılar bu zirvede ortaya konmuştur: İklim finansmanı deklarasyonu, YZ yönetişimi bildirisi, genişleme adımları, ticarette yerel paraların kullanımında ilerlemeler ve Yeni Kalkınma Bankası’nın kurumsallaşması gibi adımlar, adeta küresel yönetişimde alternatif bir kulvarın oluştuğunun ilanı olarak görülebilir. BRICS kendi başına tüm küresel sorunları çözemez; ancak “küresel çoğunluğun” menfaatlerini masaya getirecek bir güç merkezi haline gelebilir. Bu da uluslararası ilişkilerde uzun zamandır eksik olan temsilde adalet ilkesini güçlendirecektir.

Önümüzdeki dönemde hem BRICS’in iç dinamiklerine hem de ABD-Çin rekabetinin seyrine odaklanılacaktır. Hindistan’ın 2026’da BRICS dönem başkanlığını devralmasıyla daha proaktif girişimler görme olasılığı bulunmaktadır. Küresel Güney’in stratejik ufku genişlemektedir. BRICS ve benzeri girişimler sayesinde, uluslararası sistemin gidişatını artık sadece birkaç büyük güç değil, onlarca yükselen aktör de etkileyebilmektedir. Bu aktörler, kendi aralarında koordinasyon sağladıkça küresel güç boşluklarını doldurma kapasitesi kazanacaklardır. BRICS’in yükselişi ne mevcut kurumların tamamen tasfiyesini ne de Soğuk Savaş tarzı bir bölünmeyi hedeflemektedir; bunun yerine daha esnek, hakkaniyetli ve kapsayıcı bir küresel yönetişim mimarisi önermektedir. Kesin olan şu ki, dünya sahnesinde eski roller değişmekte ve Küresel Güney, geleceğin çok kutuplu dünyasında asli bir aktör olarak yerini almaya hazırlanmaktadır.

Kaynaklar

MANİOĞLU, Oğuzhan. “BRICS’İN GENİŞLEYEN UFUKLARI: RİO’DAKİ 17. ZİRVEDE ENDONEZYA’NIN KATILIMI KESİNLEŞTİ”. Uluslararası Politika Akademisi (UPA), 08 Temmuz 2025.

OSMANLI, Seyda Nur. “BRICS 17. LİDERLER ZİRVESİ”. Avrasya İncelemeleri Merkezi (AVİM), Analiz No: 2025/28, 11.07.2025.

ÖNİŞ, Ziya ve Mehmet Ali DEMİR. “BRICS 2025 Rio Zirvesinin Ardından”. İktisat ve Toplum Dergisi, Sayı 178, Temmuz 2025.

Editör1. “BRICS Birliği’nde Afrika Ülkelerinin Sayısı Artıyor: Etiyopya, Mısır ve Nijerya Öne Çıkıyor”. SDE (Stratejik Düşünce Enstitüsü), 07 Temmuz 2025.

CALİLOV, Ramil. “Endonezya BRICS’e Katılıyor”. Uluslararası Diplomatik İlişkiler, Akademik Araştırmalar ve Eğitim Derneği, 12 Ocak 2025.

KOÇ, Prof. Dr. Murat. “KÜRESEL GÜNEY, BRICS VE KÜRESEL DÜZENİN DÖNÜŞÜMÜ: STRATEJİK BİR ANALİZ”. South Security School, 14.07.2025.

Bu kaynak, kendi içinde başka kaynaklara atıf yapmıştır: Rio de Janeiro BRICS Liderler Bildirgesi (2025), Times of India ve IndiaWrites analizleri, Guardian ve Reuters haberleri, Carnegie Endowment raporu, BCG değerlendirmesi.

HABER MERKEZİ. “Rio de Janeiro’da BRICS Zirvesi | Birlik yerine bölünmüşlük hakim”. Numedya24, 6 Temmuz 2025.

KAYA, Yaşar. “Ticaret savaşlarında yeni perde! Çin BRICS ülkelerini örgütlüyor”. İstanbul Ticaret Haberleri, 15.08.2025.

Mobil sürümden çık