19 Aralık haftasında, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) haftalık para ve banka istatistiklerini açıkladı. Buna göre TCMB’nin toplam rezervleri, 5 Aralık haftasında bir önceki haftaya göre yüzde 1,7 artarak 186,4 milyar dolar oldu. Önceki hafta rezervler 183,2 milyar dolar seviyesindeydi. 5 Aralık itibarıyla Merkez Bankası brüt döviz rezervleri bir önceki haftaya göre yüzde 1,7 artarak 69 milyar dolara yükseldi. Aynı dönemde altın rezervleri ise yüzde 1,9 atarak 109,7 milyar dolara yükseldi.
Bu Rakam Nasıl Yorumlanmalı?
Rezerv hesaplamasında kullandığımız “soğan hesabı” mantığına bu rakamı yerleştirirsek:
- Brüt Rezervler: Kasadaki toplam varlık (Altın + Döviz).
- Net Rezerv: Brüt rezervden bankaların zorunlu karşılıkları vb. yükümlülükler düşüldüğünde kalan tutar.
- Swap Hariç Net Rezerv: İşte bu noktada, 17,6 milyar dolarlık bu swap yükümlülüğünü de net rezervden düşüyoruz.
- Formül: (Net Rezerv)- (Swap Yükümlülüğü) = Swap Hariç Net Rezerv
- Mevcut Durum: 17,6 milyar doların düşülmesine rağmen sonucun +62 milyar dolar çıkması, TCMB’nin “emanet” (swap) paraya olan bağımlılığının sona erdiğini ve kendi öz kaynaklarının bu yükümlülüğü fazlasıyla karşıladığını gösterir.
Bu Artış Ne Anlama Geliyor?
57,7 milyar dolardan 62 milyar dolara yükseliş, yaklaşık 4,3 milyar dolarlık gerçek bir varlık artışıdır.
- Kalite Artışı: Rezervlerin sadece miktarının değil, “kalitesinin” arttığını gösterir. Swap (takas) ile gelen para, geçici ve geri ödenecek bir yükümlülüktür. Swap hariç artış ise bankanın kasasına giren ve kendisine ait olan (ihracat reeskont kredileri, turizm vb. kaynaklı) net dövizi ifade eder.
- Risk Primine (CDS) Etkisi: Swap hariç rezervlerin pozitife dönmesi ve güçlenmesi, Türkiye’nin dış finansman ihtiyacında elinin rahatladığını gösterir. Bu durum genellikle Türkiye’nin risk primini (CDS) aşağı çeker ve ülkenin daha ucuza borçlanmasına olanak tanır.
- Kur İstikrarı: Merkez Bankası’nın kurlardaki ani dalgalanmalara müdahale edebilmek için “kendi cephanesinin” arttığı anlamına gelir.
TCMB‘nin net ve swap hariç net rezervleri de artış gösterdi. Merkez’in net rezervleri 72,1 milyar dolardan 77,6 milyar dolara yükselirken bir önceki hafta 57,7 milyar dolar seviyesinde olan swap hariç net rezervler de 62 milyar dolara yükseldi.
TCMB’nin (Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası) rezervlerinde yaşanan bu artış, özellikle “Swap Hariç Net Rezerv” kalemindeki iyileşme, Türkiye ekonomisi için oldukça kritik ve pozitif bir göstergedir.
Basitçe özetlemek gerekirse: Merkez Bankası’nın “ödünç” parayla değil, kendi öz kaynaklarıyla biriktirdiği dövizin arttığını gösterir. “Swap” kelimesi finansal piyasalarda “takas” anlamına gelir. TCMB rezerv hesaplarında bu kalem, bankanın brüt rezervlerini yüksek göstermekle birlikte aslında bir borç/yükümlülük kalemidir.
TCMB’nin en son açıklanan verilerine göre (2025 Aralık ayı başı itibarıyla), bilançoda yer alan swap (para takası) yükümlülüğü 17,6 milyar dolar seviyesindedir. Bir önceki döneme göre bu rakamda bir miktar düşüş gözlemlenmiştir. TCMB, özellikle yerel bankalarla yaptığı swapları azaltma (sadeleşme) stratejisi izlemektedir.
TCMB’nin swap işlemlerini neden yaptığını daha iyi anlamak için bu işlemleri “Yurt İçi Piyasa (Bankalar)” ve “Uluslararası (Diğer Merkez Bankaları)” olmak üzere iki ana başlıkta incelemek en doğrusudur. Çünkü iki tarafın da amaçları birbirinden biraz farklıdır.
TCMB’nin en son açıkladığı verilere (Aralık 2025 başı) ve uyguladığı “sadeleşme” politikalarına dayanarak, mevcut 17,6 milyar dolarlık swap stokunu şu şekilde ayırabiliriz: (Bu toplam rakamın neredeyse tamamı yurt dışı (ülkeler arası) swaplardan oluşmaktadır; yurt içi (bankalarla yapılan) swaplar ise sıfıra yakın bir seviyeye indirilmiştir)
Detaylı ayrım tahmini şu şekildedir:
- Yurt İçi Swaplar (Türk Bankaları)
TCMB, Türk bankalarından belirli bir süre için (örneğin 1 ay) Döviz (Dolar/Euro) alır ve karşılığında onlara TL verir. Vade dolduğunda işlem tersine döner. Buradaki temel amaç likiditeyi yönetmek ve rezerv görüntüsünü desteklemektir.
- Amaç A: Bankaların TL İhtiyacını Karşılamak Bankaların elinde bazen fazladan döviz (müşteri mevduatları vb.) bulunur ama nakit TL’ye ihtiyaç duyarlar. TCMB, “Bana dövizini getir, sana geçici süreyle TL vereyim” der.
- Örnek Senaryo: X Bankasının elinde 100 milyon dolar fazlası var ama müşterisine kredi vermek için TL’ye sıkışmış durumda. Piyasada dolar bozdurup kurun düşmesine neden olmak istemiyor. TCMB ile 1 aylık swap yapıyor. 100 milyon doları TCMB’ye veriyor, karşılığında o günkü kurdan TL alıyor. 1 ay sonra paralar (faiz farkıyla birlikte) iade ediliyor.
- Sonuç: Banka TL bulmuş olur, TCMB ise rezervine geçici olarak 100 milyon dolar eklemiş olur.
- Amaç B: Rezervleri “Makyajlamak” (Brüt Rezervi Yüksek Tutmak) bu, finans dünyasında sıkça tartışılan kısımdır. TCMB, bu yolla kasasındaki brüt döviz miktarını yüksek göstererek piyasaya “güçlüyüm” mesajı verir. Ancak bu paralar ödünç olduğu için net rezervi artırmaz, sadece vitrini (brüt rezervi) süsler.
- Miktar: 0- 0,5 Milyar dolar (İhmal edilebilir düzeyde)
- Durum: Geçmişte 40-50 milyar dolarlara kadar çıkan bu kalem, TCMB’nin son 1,5 yıldır uyguladığı politika ile bilinçli olarak sıfırlandı veya sıfıra yaklaştırıldı.
- Neden: TCMB, piyasaya “yapay” rezerv görüntüsü vermemek ve para politikasını sadeleştirmek için yerel bankalarla olan bu takas defterini kapattı.
- Yurt Dışı Swaplar (Yabancı Merkez Bankaları- Bilateral)
TCMB’nin Katar, Çin, Güney Kore ve BAE gibi ülkelerin merkez bankalarıyla yaptığı ikili anlaşmalardır. Burada amaç genellikle döviz kıtlığını aşmak ve ticareti yerel para birimleriyle yapmaktır. Çin, Katar, Güney Kore ve BAE ile yapılan anlaşmalar buna örnektir.
- Amaç A: Dolar/Euro Bağımlılığını Azaltmak (Yerel Para ile Ticaret) Türkiye, Çin’den mal alırken normalde Dolar bulup ödeme yapmak zorundadır. Swap anlaşması varsa buna gerek kalmaz.
- Örnek Senaryo: Türkiye’deki bir ithalatçı, Çin’den 1 milyon dolarlık elektronik eşya alacak. Dolar bulmak yerine Merkez Bankası devreye girer. TCMB, Çin Merkez Bankası ile yaptığı swap hattını kullanır; TL verir, Yuan (Çin parası) alır. İthalatçıya bu Yuan’ı verir. İthalatçı da Çinli firmaya ödemeyi Yuan ile yapar.
- Sonuç: Dolar hiç kullanılmadığı için Türkiye’nin üzerindeki “Dolar bulma baskısı” azalır.
- Amaç B: Acil Durum “Kalkanı” Oluşturmak Küresel bir kriz anında Türkiye’den ani döviz çıkışı olursa, TCMB’nin elinde hazır bir döviz kaynağı (örneğin Katar Riyali veya Çin Yuanı) bulunur. Bu paralar gerekirse uluslararası piyasada Dolar’a çevrilerek yangını söndürmek için kullanılabilir (her ne kadar bu işlem paritenin değer kaybı riski taşısa da bir güvencedir).
Tablo 1.
| İşlem Tarafı | Temel Amaç | Basit Örnek |
|---|---|---|
| Türk Bankaları | TL likiditesi sağlamak & Brüt rezervi artırmak | “Al Doları, ver TL’yi; vade sonunda geri takas ederiz.” |
| Yabancı MB | Ticarette Dolar yerine yerel para kullanmak | “Çin malı alırken Dolar aramayalım, Yuan ile ödeyelim.” |
- Amaç: Yerel para birimleriyle ticareti geliştirmek ve rezerv görüntüsünü desteklemektir.
- Miktar: 17- 17,6 Milyar dolar (Ana Gövde)
- Durum: Şu anki swap stokunun tamamına yakını, diğer ülkelerin merkez bankalarıyla yapılan ikili (bilateral) anlaşmalardan kaynaklanan bakiyedir.
- Hangi Ülkeler Var? Bu tutar, aşağıdaki ülkelerle yapılan anlaşmaların (kısmen veya tamamen) kullanımından oluşur:
- Katar: (En büyük paya sahip olması muhtemel, limit 15 milyar $ civarıydı)
- Çin
- Birleşik Arap Emirlikleri (BAE)
- Güney Kore
Hesaplama Mantığı: Neden “Swap Hariç” Bakıyoruz?
Ekonomistler, Merkez Bankası’nın gerçek gücünü görmek için “soğan hesabı” gibi katmanları soyarak Swap Hariç Net Rezerv verisine odaklanır.
- Brüt Rezerv: TCMB’nin kasasındaki tüm altın ve döviz (Bankalara ait zorunlu karşılıklar ve Swap paraları dahildir).
- Net Rezerv: Brüt rezervden, bankaların TCMB’de tuttuğu zorunlu karşılıklar gibi yükümlülüklerin çıkarılmasıyla bulunur.
- Swap Hariç Net Rezerv: Net rezervden, Swap ile geçici olarak alınan (emanet) paranın da düşülmesiyle bulunur.
Swap hariç rezervin 62 milyar dolara yükselmesi, Merkez Bankası’nın “emanet parayı” düştükten sonra bile kasasında ciddi miktarda kendine ait döviz biriktirdiğini, dolayısıyla finansal bağımsızlığının ve manevra alanının genişlediğini kanıtlar. Bu veri, döviz kurlarında spekülatif ataklara karşı ekonominin direncinin arttığını ve ani kur şokları ihtimalinin azaldığını işaret eder. Bilançodaki 17,6 milyar dolarlık swap, TCMB’nin bankalardan veya diğer merkez bankalarından takas yoluyla aldığı geçici döviz miktarıdır. Bu rakamın düşüyor olması ve swap hariç rezervin artması, rezerv kalitesinin iyileştiğinin en somut kanıtıdır.
Sonuç
TCMB’nin son dönemde swapları azaltma (sadeleşme) isteği ise, “vitrin süsü” (borçla gelen rezerv) yerine, ihracat ve turizmden kazanılan “gerçek” (öz kaynak) dövize odaklanmak istemesinden kaynaklanmaktadır.
Eskiden (örneğin 2021-2023 döneminde) toplam swap stoku 60 milyar doların üzerindeydi ve bunun büyük kısmı yurt içindeki bankalardan alınan borçtu.
Bugün gördüğünüz 17,6 milyar dolar, sadece stratejik ve ticari amaçlarla (yerel parayla ticaret vb.) tutulan devletler arası bakiyedir. TCMB’nin “Swap Hariç Net Rezerv”inin artıya (+62 milyar $) geçmesinin ana sebebi, yerel bankalara olan bu devasa yükümlülüğün bitirilmiş olmasıdır.