Giriş
Son dönemde ABD finans sektöründe yaşanan çalkantılar ve bazı bankaların iflasları, küresel finansal sistemin kırılganlığına ve şoklara karşı dayanıklılığına dair endişeleri yeniden ön plana çıkarmıştır. Özellikle teknolojik gelişmelerin etkisiyle mevduat hareketlerinin hızlanması ve faiz oranlarındaki değişimlerin bilançolar üzerindeki etkileri, bankacılık sektöründeki risk yönetimi ve düzenleme çerçevelerinin önemini bir kez daha vurgulamıştır. Bu çalışmada, ABD’de yakın zamanda gözlemlenen banka iflasları, bu iflaslara yol açan temel nedenler, finansal sistem üzerindeki potansiyel etkileri ve düzenleyici otoritelerce alınan tedbirler incelenmektedir. Ayrıca, bu gelişmelerin küresel piyasalar ve dijital varlıklar üzerindeki yansımalarına da değinilecektir. Finans sektöründe “başarısız olamayacak kadar büyük” (too big to fail) finansal oligarkların yaratılmasının uzun süredir devam eden bir durum olduğu da bu bağlamda ele alınmaktadır.
2024 Nisan ayının son günlerinde ABD’nde bir bankaya daha FDIC (Federal Deposit Insurance Corporation – ABD’nin TMSF’si diyebiliriz) tarafından el konulduğu haber sitelerine yansımıştır. Bu 2024’ün ilk banka iflası olmasının yanında 2023’ten bu yana ABD’nde iflas eden altıncı bankadır. En son iflas eden Philadelphia merkezli Republic First Bank, Mayıs 2023’te kapatılan San Francisco merkezli bir ticari banka olan First Republic Bank‘tan ayrı bir kuruluştur. Bu bankanın varlıklarının çoğu JPMorgan Chase’e satılmıştır.
2023 yılında iflas eden bankalar aşağıdadır.
| BANKA ADI | İFLAS TARİHİ | VARLIK TUTARI (mio USD) | MEVDUAT TUTARI (mio USD) | AÇIKLAMA |
| Citizens Bank, Sac City, IA | 3.Kas.23 | 66,00 | 59,00 | Iowa Trust & Savings Bank, Citizens Bank’ın tüm mevduatlarını ve neredeyse tüm varlıklarını üstlenecek. |
| Heartland Tri-State Bank, Elkhart, KS | 28.Tem.23 | 139,00 | 130,00 | Dream First Bank ve National Association tüm mevduatları ve esas olarak tüm varlıkları üstlenecek. |
| First Republic Bank, San Francisco, CA | 1.May.23 | 229.100,00 | 103.900,00 | JPMorgan Chase Bank, National Association, First Republic Bank’ın tüm mevduatlarını ve esas olarak tüm varlıklarını devralacak. |
| Signature Bank, New York, NY | 12.Mar.23 | 110.400,00 | 88.600,00 | 19 Mart 2023 Pazar günü FDIC, New York Community Bancorp, Inc., Westbury, NY’nin yüzde yüz iştiraki olan Flagstar Bank, NA, Hicksville, NY ile neredeyse tüm mevduatlar ve belirli kredi portföyleri için bir satın alma ve üstlenme anlaşması imzaladı. |
| Silicon Valley Bank, Santa Clara, CA | 10.Mar.23 | 209.000,00 | 175.400,00 | 26 Mart 2023’te FDIC, tüm mevduat ve kredileri için First–Citizens Bank & Trust Company, Raleigh, NC ile bir satın alma anlaşması imzaladı. |
Bankacılık Sektöründeki Son Dönem Gelişmeleri ve İflaslar
ABD finans sektöründe yakın zamanda yaşanan en dikkat çekici gelişmelerden biri, Kaliforniya ve New York merkezli, özellikle büyük teknoloji firmalarına hizmet veren iki bankanın iflasıdır. Bu bankalardan biri olan Silicon Valley Bridge Bank (SVB), 10 Mart 2023 tarihinde iflasını duyurmuştur. SVB’nin iflası, 2008 küresel finansal krizinden bu yana ABD’de kaydedilen en büyük banka iflaslarından biri olarak öne çıkmaktadır. Ardından New York merkezli Signature Bank da eyalet otoritesi tarafından kapatılmıştır. Bu iflaslar sonrasında, 28 Nisan 2023 tarihinde Kaliforniya merkezli bir başka bankanın daha iflas ettiği belirtilmiştir. Daha yakın tarihli bir gelişme olarak, ABD’de Republic First Bank’ın kapatıldığı bilgisi de kaynaklarda yer almaktadır.
Bu banka iflasları, küresel finansal sistemin şoklara dayanıklılığına ve sistemik risk oluşturma potansiyeline ilişkin endişeleri artırmıştır. Özellikle orta ölçekli bankaların kendi aralarında konsolide olmalarına ihtiyaç olduğu yönünde tartışmalar gündeme gelmiştir.
ABD’ne banka iflaslarının ardından regülasyon, deregülasyon, denetim tartışmaları her zaman alevlenmiştir. İlaveten şimdilerde 2008’de Washington Mutual’ı satın aldıktan sonra ABD tarihindeki en büyük iki banka çöküşünün alıcısı olan JP Morgan’ın bir başka banka için daha alıcı olması garip soruları gündeme getirmektedir. Bu satın almanın hem rekabete zarar verebileceği hem de onu başarısız olamayacak kadar büyük bir kurum haline getirebileceği konuşulmaktadır. ABD’ne “too big to fail” finansal oligarkların yaratılması aslında uzun sürelerden bu yana süregelen bir durumdur. Son zamanlar da çokça konuşulan diğer konu ise bu iflasların bitcoin piyasasına yansımaları üzerine gelişmektedir. Son olarak gündeme gelen konulardan biri ABD’nde çok fazla bankanın olması ve bir konsolidasyona ihtiyaç olduğu ve hatta orta ölçekli bankaların kendi aralarında konsolide olmalarının daha iyi olacağı şeklindedir.
ABD Federal Mevduat Sigorta Kurumu (FDIC), bu defa Philadelphia merkezli Republic First Bank’ın Nisan ayı sonunda kapatıldığını ve Fulton Bank’a satıldığını duyurmuştur. FDIC’den yapılan açıklamada, kayyum atanan Republic First Bank’ın Pennsylvania Bankacılık ve Menkul Kıymetler Dairesi tarafından kapatıldığı bildirilmiştir. Mevduat sahiplerinin korunması amacıyla FDIC’nin Fulton Bank ile mevduatların neredeyse tamamının ve Republic First Bank’ın varlıklarının büyük ölçüde tamamının satın alınmasına yönelik anlaştığı aktarılmıştır.
Republic First Bank’ın New Jersey, Pensilvanya ve New York’taki 32 şubesinin tamamı Fulton Bank’ın şubeleri olarak faaliyetine devam edecek ve mudileri Fulton Bank’ın mudileri olacaktır. 31 Ocak itibarıyla Republic First Bank’ın toplam varlıklarının yaklaşık 6 milyar dolar ve toplam mevduatının 4 milyar dolar civarında olduğu, bankanın iflasının FDIC’ye maliyetinin ise 667 milyon dolar olması beklenmektedir. Bu büyüklük, Republic Bank’ı (FRBK) geçen yıl finans dünyasını sarsan bölgesel banka iflaslarından çok daha küçük yapıyor. Örneğin Silicon Valley Bank, 2022’nin sonunda yaklaşık 209 milyar dolara sahipti ve Mart 2023’te iflas etmiştir.
Republic First Bank’ın kapanması, son zamanlardaki bankacılık başarısızlıklarının büyüyen listesine eklenerek, geleneksel finans kurumlarının istikrarı ve dayanıklılığı hakkında ilgili soruları gündeme getirmektedir. Mart 2023’ten bu yana yaşanan banka iflasları sektörde hâkim olan sistemik risklerin ve regülasyonlar üzerindeki endişeleri artırmaktadır.
Republic First Bank’ın kapatılması sadece yatırımcı güvenini sarsmakla kalmamış, aynı zamanda kripto para birimlerine yeni bir ilgi uyandırmış görünmektedir. Gözlemciler, duyurunun ardından Bitcoin, Ether ve çeşitli altcoinlerde kayda değer kazançlar gözlemlenerek dijital varlıklara yönelik duyarlılıkta potansiyel bir değişime dikkat çekmektedir. Bankacılık başarısızlıklarının ve düzenleyici baskılarının bir araya gelmesi, kripto para biriminin geleneksel bankacılık sektöründe finansın geleceği hakkındaki tartışmaları yeniden alevlendirmektedir. Bu gelişmeler, giderek daha karmaşık ve belirsiz bir ortamda sürerken finans sektöründe sürekli tetikte olma ve uyum sağlama ihtiyacının altını çizmektedir.
Republic First, geçen yıl yatırımcılara yaptığı bir sunumda mevduatlarda düşüş olduğunu bildirmişti. Norcross-Braca Group, Eylül ayında yaptığı açıklamada, bankanın 2022 raporunu sunması ve bir hissedar toplantısı planlaması halinde bankaya 35 milyon dolar yatırım yapacağını söylemişti. 2022 mali yılı raporu ise Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu’na sunulmamış ve ardından banka ağustos ayında Nasdaq tarafından listeden çıkarılmıştı. Republic First, raporun eski yönetim ekibinin yeterli iç kontrolleri sağlayamaması nedeniyle sunulamadığını iddia etmişti.
Yatırım grubu, Republic First’ün hissedar toplantısını gerçekleştirememesinin ardından şubat ayında anlaşmadan çekildi ve bu toplantının Kasım ayına ertelendiği bildirilmişti. Banka, stratejik planının Norcross-Braca infüzyonu olmadan çalışacak şekilde tasarlandığını söylemesine ve güçlü bir mevduat tabanına ve bol likiditeye sahip olduğunu belirtmesine rağmen denetim raporlarında iç kontrollerde önemli zayıflıkların tespit edildiği ifade ediliyordu.
First Republic Bank, Silicon Valley Bank (SVB) ve Signature Bank’ın müşterek paylaştığı şey, yükselen faiz oranlarına iyi uyum sağlamayan bir iş modeliydi. Yine de SVB’nin sorunu ipotek tahvilleri ve Hazine tahvilleri stoku iken, First Republic’in sorunları daha çok kredi portföyündeydi ve varlıklı müşterilere ucuz ipotek sağlama modeli, oranlar hızla yükseldiğinde büyük zararlar yazmasına neden olmuştur. Kaynak tarafında ise müşteriler paralarını bankada tutmak için daha yüksek mevduat oranları talep etmeye başlamışlardır. First Republic Bank’ın müşteri kitlesi, SVB’nin yoğun teknoloji sektörünün hâkim olduğu müşteri tabanından daha çeşitliydi. Banka birkaç yıl boyunca düşük kazançla karşı karşıyaydı ama mevduatlarında bir sıkıntı yaşamamış olsaydı hayatta kalabilirdi.
İflasların Temel Nedenleri
Kaynaklar, ABD’deki banka iflaslarının temel nedenlerinin başında yanlış yönetim olduğunu ifade etmektedir. Uzun süre düşük faiz ortamında faaliyet gösteren bankaların, faiz artışlarının getirebileceği riskleri yeterince değerlendiremediği ve uzun vadeli menkul kıymetlere yatırım yaparak ek risk aldığı gözlemlenmiştir. Özellikle SVB’nin bilançosu incelendiğinde, mevduat ağırlıklı yükümlülük yapısının ve girişim sermayesi firmalarından oluşan müşteri kitlesinin bazı özeliklerinin dikkat çektiği belirtilmiştir. Yükselen faiz oranlarıyla fonlama ihtiyacı artan ticari müşterilerin mevduat çekişine başlamasıyla, bankanın likidite ihtiyacını karşılamak için varlıklarını (vadeye kadar elde tutulacak menkul kıymetler dahil) satmak zorunda kaldığı ve bu satışlardan zarar ettiği görülmüştür. SVB, 8 Mart’a kadar satılmaya hazır tüm menkul kıymetlerini 1,8 milyar ABD doları zararla satmıştır.
2018’de 250 milyar dolardan az varlığa sahip bankalar için kısıtlamaları ve gözetimi hafifleten ve bir kez daha orta ölçekli bankalara daha yüksek standartlar uygulayan iki taraflı bankacılık mevzuatı tarafından getirilen değişiklikleri kısmen geri almak için artık güçlü argümanlar bulunmaktadır. Federal Rezerv’in denetimden sorumlu başkan yardımcısı Michael Barr tarafından yayınlanan bir rapor, SVB’nin başarısızlığının suçunun çoğunu Trump döneminde düzenlemelerin zayıflamasına ve iç denetçilerin yanlış adımlarına bağlamıştır. Çok katmanlı bir sistemde, düzenleyicilerin, bankaların varlık büyüklüğü eşiklerini aştıkça eşikleri geçtikten hemen sonra değil, eşiklere yaklaştıkça daha fazla inceleme ve denetleme faaliyetlerinde bulunması gerekmektedir.
Dijital bankacılık çağında mevduatların ne kadar hızlı çekilebileceği ve sosyal medyanın paniği nasıl artırabileceği, Mart ayında SVB’den bir günde 40 milyar dolar çekilmesiyle açıkça görülmüştür. Bazı bankacılık uzmanları, 2018’de yürürlüğe giren ve 250 milyar doların altında varlığa sahip bankalar için stres testi gerekliliklerini azaltan yasanın olmaması durumunda bankanın risklerini daha iyi yönetebileceğini ileri sürmüştür. Fed ve FDIC raporları da otoritelerin riskleri belirleme ve müdahale etme hızlarının yeterli olmadığını, düzenleme ve denetleme hususlarının iyileştirilmeye açık olduğunu belirtmiştir.
Düzenleyici Otoritelerin Müdahalesi ve Alınan Tedbirler
ABD Hazine Bakanlığı, Fed ve FDIC, halkın bankacılık sistemine güvenini güçlendirmek ve ekonomiyi korumak amacıyla kararlı adımlar atmıştır. FDIC, SVB ve Signature Bank iflaslarında, yalnızca sigortalı mevduatları değil, tüm mevduat sahiplerini koruyacak şekilde sistemik risk istisnası yaparak mudilerin zararını karşılamıştır. Bu kararların vergi mükellefleri tarafından karşılanmayacağı vurgulanmıştır. Kanun gereği FDIC’nin sigortasız mudileri desteklemek için uğradığı zararların bankalara özel bir değerlendirme yapılarak tazmin edileceği aktarılmıştır.
Fed, bankaların mevduat sahiplerinin ihtiyaçlarını karşılayabilmelerine yardımcı olmak için uygun mevduat kurumlarına ek finansman sağlayacağını duyurmuş ve bir yıla kadar kredi sağlayacak Banka Vadeli Finansman Programı (BTFP) oluşturmuştur. Bu adımların finansal sistemdeki stresi azaltacağı, finansal istikrarı destekleyeceği ve ekonomi üzerindeki etkileri en aza indireceği belirtilmiştir.
SVB ve Signature Bank’ın iflasları sonrasında, bu iki banka da farklı bankalar tarafından satın alınmıştır. Örneğin, JPMorgan’ın First Republic Bank’ı satın alacağı belirtilmiştir.
Küresel Piyasa ve Dijital Varlıklar Üzerindeki Etkiler
ABD’deki banka iflasları ve mevduat çıkışları, sadece ABD finans sistemini değil, küresel piyasaları da etkilemiştir. Bu gelişmeler, küresel likiditeyi olumsuz etkilemiş ve küresel finansal sistemin şoklara dayanıklılığına dair endişeleri artırmıştır. Mart ayında yaşanan banka iflasları sonrasında, İsviçre merkezli Credit Suisse’in CDS’inde (Kredi Temerrüt Takası Primi) artış görülmüş ve banka UBS’e devredilmiştir. Credit Suisse’in ana sermaye cinsinden borçlanma aracı (AT1) tahvillerinin zarara konu edilmesi, uluslararası piyasalarda alacaklı hiyerarşisine uyulmadığı gerekçesiyle endişe yaratmıştır. AB düzenleme otoriteleri, tahvil piyasalarındaki bu endişeleri yatıştırmak amacıyla, AB’de FSB çözümleme çerçevesine uygun bir alacaklı hiyerarşisi bulunduğunu ve AT1’ler öncesinde hissedarların sermayesinin zarara konu edildiğini açıklamıştır.
Bankacılık başarısızlıklarının ve düzenleyici baskılarının bir araya gelmesi, dijital varlıklara yönelik ilgiyi yeniden canlandırmış ve Bitcoin, Ether ve çeşitli altcoinlerde kayda değer kazançlar gözlemlenmiştir. Bu durum, kripto para biriminin geleneksel bankacılık sektöründe finansın geleceği hakkındaki tartışmaları yeniden alevlendirmiştir.
Bankacılık Sektörünün Dayanıklılığı ve Gelecek Perspektifleri
Kaynaklar, ABD bankacılık sisteminin genel olarak sağlam ve dayanıklı olmaya devam ettiğini vurgulamaktadır. Amerikalıların mevduatlarının güvenliğinden ve bankacılık sisteminin kredi sağlama işlevini yerine getirme kabiliyetinden emin olması gerektiği ifade edilmiştir. Sistemik öneme sahip bankaların iflas olasılıklarının azaltılması için zarar karşılama kapasitelerinin artırılması ve ilave düzenlemelere tabi tutulması gerektiği belirtilmiştir.
Yaşanan bu olaylar, etkili banka kurumsal yönetişimi, bankacılıkta risk yönetimi, teknolojik gelişmelerin iflasların hızına etkileri ve bankacılık düzenlemelerinin önemini bir kez daha vurgulamıştır. Küresel Finansal Kriz sonrası reformlar, küresel finansal sistemin şoklara dayanıklılığını artırmış olsa da, finansal koşullarda sıkılaşma ve likidite zorlukları karşısında daha zayıf iş modellerine sahip ve yeterli risk yönetimi yapamayan bankaların iflas edebileceği görülmüştür. Bu nedenle, likidite gereksinimlerine ilişkin kuralların yeniden düşünülmesi ve stres testlerinin daha titiz ve yaratıcı hale getirilmesi ihtiyacı ortaya çıkmıştır. Ayrıca, ABD’de çok fazla bankanın olduğu ve bir konsolidasyona ihtiyaç duyulduğu, hatta orta ölçekli bankaların kendi aralarında konsolide olmalarının gerektiği de konuşulmaktadır.
Sonuç
ABD finans sektöründe son dönemde yaşanan banka iflasları, küresel ölçekte dikkatleri yeniden bankacılık sisteminin sağlamlığına çevirmiştir. SVB ve Signature Bank gibi kurumların iflasları, özellikle faiz oranlarındaki hızlı artışın bilançolar üzerindeki etkisi, yetersiz risk yönetimi ve dijitalleşmenin getirdiği hızlı mevduat çıkışları gibi çeşitli faktörlerin bir araya gelmesiyle tetiklenmiştir. Düzenleyici otoriteler (Fed, FDIC, Hazine Bakanlığı), iflas eden bankaların tüm mevduat sahiplerini koruma ve finansal istikrarı sağlama amacıyla hızla müdahale etmiş, sistemik risk istisnası uygulamış ve ek finansman mekanizmaları (BTFP gibi) oluşturmuştur. Bu müdahaleler, sistemin bütünü üzerinde daha geniş çaplı bir krizin önlenmesine yardımcı olmuştur.
Yaşanan bu olaylar, bankacılıkta etkili risk yönetimi uygulamalarının, güncel koşullara duyarlı düzenleme ve denetleme çerçevelerinin ve dijital çağın getirdiği hızlandırılmış dinamiklere uyumun kritik önemini bir kez daha ortaya koymuştur. Ayrıca, bu gelişmelerin kripto para piyasalarına olan ilgiyi artırdığı da gözlemlenmiştir. ABD bankacılık sisteminin genel olarak dayanıklı olduğu yönündeki resmi değerlendirmeler sürerken, yaşanan iflaslar, finansal sistemin gelecekteki şoklara karşı daha da güçlendirilmesi gerektiği yönünde önemli dersler sunmaktadır. Bu bağlamda, likidite ve stres testlerinin güncellenmesi ve bankacılık sektöründe potansiyel bir konsolidasyon ihtiyacı gibi konular, politika yapıcıların ve sektör aktörlerinin gündeminde kalmaya devam edecektir.