Giriş
İslami finans, İslami hukukun (Şeriat) ilke ve esaslarına uygun olarak geliştirilmiş bir finans sistemidir. Müslüman yatırımcılar için dini hassasiyetler, yatırım kararlarında önemli bir rol oynamaktadır. Bu bağlamda, geleneksel finansal araçlara alternatif olarak ortaya çıkan İslami finansal ürünler, faizsizlik prensibi başta olmak üzere, Şeriat’ın yasakladığı faaliyetlerden arındırılmış yatırım imkanları sunmaktadır. İslami hisse senedi endeksleri, borsalarda işlem gören şirketlerin, fıkhi kurallara göre oluşturulmuş tarama metotları kullanılarak seçilmesi suretiyle oluşturulan endekslerdir ve helal yatırım yapmak isteyenler için önemli bir referans noktası teşkil etmektedir.
Bu blog yazısında, İslami hisse senedi endekslerine dahil edilecek şirketlerin seçiminde uygulanan temel tarama kriterleri akademik bir dille ve SEO kuralları gözetilerek detaylı bir şekilde ele alınacaktır. Bu kriterler genel olarak iki ana başlık altında incelenebilir: niteliksel (sektörel) tarama ve niceliksel (finansal) tarama. Her iki aşama da, yatırım yapılan şirketlerin faaliyetlerinin ve mali yapılarının İslami ilkelere uygunluğunu temin etmeyi amaçlamaktadır.
Sektörel Tarama: Şirketlerin Faaliyet Alanlarının İslami Uygunluğu
Niteliksel tarama olarak da adlandırılan sektörel tarama, bir şirketin ana faaliyet alanının İslami prensiplere uygun olup olmadığını değerlendirmeyi amaçlar. Şeriat, Müslümanlar için açıkça yasaklanmış bazı faaliyet alanlarını tanımlamaktadır ve bu nedenle, İslami endekslere dahil edilecek şirketlerin bu tür faaliyetlerden gelir elde etmemesi veya bu faaliyetlerde bulunmaması gerekmektedir.
Dünya genelinde faaliyet gösteren endeks sağlayıcıların genel itibariyle dışladığı başlıca sektörler şunlardır:
- Konvansiyonel Finans Hizmetleri: Faiz esasına dayalı bankacılık, sigortacılık ve diğer finansal aracılık faaliyetleri.
- Alkollü İçecekler: Üretimi, satışı ve ticareti.
- Domuz ve Ürünleri: Yetiştiriciliği, işlenmesi, satışı ve ticareti.
- Tütün Ürünleri: Üretimi, satışı ve ticareti.
- Silah ve Savunma Sanayi: Üretimi ve ticareti (bazı katı görüşlere göre).
- Kumar ve Şans Oyunları: Kumarhaneler, gazinolar ve her türlü şans oyunu faaliyetleri.
- Otel İşletmeciliği: İslami değerlere uygun olmayan hizmetlerin sunulduğu oteller (bazı metodolojilerde farklı yaklaşımlar olabilir).
- Sinema ve Yetişkin Eğlencesi: İslami ahlaka uygun olmayan içeriklerin sunulduğu faaliyetler.
- Pornografi ve Müstehcen İçerik: Üretimi, yayını ve ticareti.
- Vadeli Altın ve Gümüş Ticareti: Spot olmayan, vadeli işlemler (bazı görüşlere göre).
- Çevreye ve Canlılara Zararlı Faaliyetler: Büyük ölçekte çevresel tahribata yol açan veya canlılara zarar veren üretim süreçleri.
- İnsan Fıtratını Değiştirmeye Yönelik Biyolojik/Genetik Faaliyetler: Tıbbi zorunluluklar dışındaki müdahaleler.
Şirketin ana faaliyet konusunun yanı sıra, bağlı ortaklıkları ve iştiraklerinin de uygun olmayan alanlarda faaliyet göstermesi durumunda, bu durum da değerlendirmeye alınır. Şirketin ana sözleşmesi, faaliyet alanının belirlenmesinde temel referans noktasıdır. Borsa İstanbul (BİST) Katılım Endeksleri için şirketlerin Türkiye Katılım Bankaları Birliği (TKBB) Danışma Kurulunun yayımladığı “Pay Senedi İhracı ve Alım-Satımı Standardı” esas alınarak belirlendiği görülmektedir. BİST tarafından uygulanan kriterlerin, eski düzenleyici olan BMD tarafından uygulanan kriterlere göre daha kapsamlı ve detaylı olduğu belirtilmektedir.
Finansal Tarama: Şirketlerin Mali Rasyolarının İslami Sınırlamaları
Sektörel taramayı başarıyla geçen şirketler, ikinci aşamada niceliksel yani finansal taramaya tabi tutulurlar. Bu aşamada, şirketlerin mali tabloları incelenerek belirli finansal oranların İslami olarak belirlenmiş eşik değerleri aşmaması kontrol edilir. Bu eşik değerler, şirketlerin faizli borçlanma düzeyleri, faiz gelirleri, likit varlıklarının oranı ve haram faaliyetlerden elde ettikleri gelirlerin toplam gelir içindeki payı gibi unsurları sınırlandırmayı amaçlar.
Başlıca finansal oranlar ve genel olarak kabul görmüş (ancak farklılıklar gösterebilen) eşik değerler şunlardır:
- Faizli Borç / Toplam Varlıklar (veya Piyasa Değeri): Şirketin toplam faizli borcunun toplam varlıklarına veya piyasa değerine oranının belirli bir sınırı aşmaması gerekmektedir. Bu oran genellikle %30 veya %33 olarak belirlenmektedir. Piyasa değeri yerine toplam varlıkların kullanılmasının daha istikrarlı bir gösterge olduğu savunulmaktadır. TKBB standardında bu oran %33 olarak belirlenmiştir.
- Haram Gelir / Toplam Gelir: Şirketin İslami olarak caiz olmayan faaliyetlerden elde ettiği gelirin toplam gelirine oranının çok düşük olması gerekmektedir. Bu oran genellikle %5 olarak kabul edilmektedir. Ancak bu oranın fıkhi kaynaklarda doğrudan bir dayanağı bulunmamaktadır ve fetva kurullarının görüşleri doğrultusunda belirlenmiştir.
- Likit Varlıklar / Toplam Varlıklar: Şirketin nakit ve benzeri likit varlıklarının toplam varlıkları içindeki payına da sınırlamalar getirilebilmektedir. Bu oran genellikle %30‘u aşmaması yönünde görüşler bulunmaktadır. İslami prensiplere göre varlıklarının çoğunluğu nakit olan bir şirketin hisselerinin iskontolu veya primli alınıp satılması uygun görülmemektedir.
- Faizli Mevduatlar / Toplam Varlıklar (veya Piyasa Değeri): Şirketin konvansiyonel bankalardaki faizli hesaplara yatırdığı paraların toplamının da belirli bir eşiği aşmaması gerekmektedir. Bu eşik de genellikle %30 olarak belirlenmektedir.
Bu finansal oranların hesaplanmasında genellikle şirketin en son bilançosu esas alınmaktadır. Belirlenen eşik değerlerin aşılması durumunda, bazı durumlarda kısa bir süre (örneğin bir bilanço dönemi) beklenerek şirketin durumu düzeltmesi umulur. Aksi takdirde şirket ilgili İslami endeksten çıkarılabilir.
Arındırma (Purification): Haram Kazançlardan Temizlenme
İslami yatırım felsefesi, tüm yatırımların Şeriata uygun olması gerektiğini ve eğer bir miktar haram unsur bulunuyorsa bu unsurların temizlenmesi (arındırılması) gerektiğini öngörür. Karma faaliyet gösteren şirketlerin hisselerine yatırım yapmak istisnai bir durumdur ve caiz görülmeyen işlemlerden elde edilen gelirlerin arındırılması gerekmektedir.
Arındırma işlemi, şirketin haram faaliyetlerinden elde ettiği gelirden yatırımcıya düşen payın hesaplanarak hayır kurumlarına bağışlanması şeklinde gerçekleştirilir. Bu gelirin hesaplanmasında farklı metodolojiler ve alimlerin farklı görüşleri bulunmaktadır. Örneğin, bazı görüşlere göre faizli kredilerden elde edilen gelirin tamamı haram kabul edilirken, bazıları sermaye ve emek unsurlarını dikkate alarak farklı oranlarda arındırma yapılmasını önermektedir.
BİST Katılım Endeksleri’nde yer alan ancak daha sonra kriterleri sağlayamaması nedeniyle endeksten çıkarılan şirketlerin hisselerini elinde bulunduran yatırımcıların nasıl bir işlem yapması gerektiği ve arındırma hesaplamasında hangi tarih ve fiyatın esas alınacağı gibi hususlar henüz tam olarak netleşmemiştir. Benzer şekilde, imtiyazlı hisse senedi ihraç etmesi nedeniyle endekslerden çıkarılan şirketlerin hisselerini elinde bulunduran yatırımcıların arındırma işleminin nasıl yapılacağı da belirsizliğini korumaktadır. Bazı endeks sağlayıcılar arındırma yöntemini uygularken, bazıları bu sorumluluğu yatırımcıya bırakmaktadır. TKBB standardında arındırma hakkında açıklama bulunmakla birlikte, uygulama detayları konusunda eksiklikler mevcuttur.
Standart Sorunu ve İslami Hisse Senedi Endekslerinin Geleceği
İslami hisse senedi tarama kriterleri konusunda dünya genelinde standart bir yaklaşımın bulunmaması önemli bir sorundur. Farklı endeks sağlayıcılar, farklı Şer’i danışma kurullarının görüşleri doğrultusunda farklı nitel ve nicel kriterler belirleyebilmektedir. Bu durum, yatırımcılar nezdinde kafa karışıklığına ve güvensizliğe yol açabilmektedir. Örneğin, faaliyet alanı yasaklı olmayan bir şirketin finansal oranları farklı metodolojilere göre farklı sonuçlar verebilmekte ve şirketin bir endekse dahil olup diğerinden çıkarılmasına neden olabilmektedir.
BİST Katılım Endeksi kriterleri genel olarak TKBB standartlarına dayanmakta ve diğer bazı uluslararası endekslerin nicel tarama kriterleriyle benzerlik göstermektedir. Ancak, faaliyet alanının belirlenmesine yönelik nitel kriterlerde “çevreye ve canlılara büyük zararı olan faaliyetler” ve “insan fıtratını değiştirmeye yönelik biyolojik/genetik faaliyetler” gibi ek kriterlerle diğer endekslerden ayrışmaktadır. Katılım endekslerinin yayıncılığının BMD’den BİST’e geçmesi, ürün çeşitliliğini artırması ve İslami finans esaslarına yönelik farkındalığı artırması açısından olumlu bir gelişme olarak değerlendirilmektedir. Ancak, soru formlarının toplanması ve kullanılması sürecinde daha şeffaf bir uygulamanın yapılması önerilmektedir.
Sonuç
İslami hisse senedi tarama kriterleri, helal yatırım yapmak isteyen Müslümanlar için vazgeçilmez bir araçtır. Ancak, bu alandaki standartlaşma eksikliği ve farklı metodolojilerin uygulanması, yatırımcıların dikkatli olması ve yatırım yapmadan önce ilgili endeksin tarama kriterlerini detaylı bir şekilde incelemesi gerekliliğini ortaya koymaktadır. Gelecekte, global düzeyde endeks izleme kriterlerinin standartlaştırılması ve eşik değerlerin İslami sermaye piyasalarının gelişimine paralel olarak kademeli olarak düşürülmesi, İslami prensiplere uyum konusunda hassasiyetin artırılması açısından önemli adımlar olacaktır. Bu yöndeki çalışmaların artması, İslami finans piyasalarına olan güveni artıracak ve bu alandaki yatırım potansiyelini daha da geliştirecektir.